Ana Sayfa Manset Abdurrahim Albayrak Başkanlığa Aday Olacağım

Abdurrahim Albayrak Başkanlığa Aday Olacağım

36
0
Paylaş

Habertürk TV’de yayınlanan ve Sevilay Yılman’ın sunduğu “Sevilay Soruyor” programının bu haftaki konuğu Galatasaray Sportif A.Ş. yöneticisi Abdurrahim Albayrak oldu.

Sadece Galatasaray camiasının değil, tüm futbolseverlerin sempati duyduğu Albayrak, hayat hikayesini bilinmeyen yönleriyle ilk kez anlattı. Mustafa Cengiz aday olduğu sürece başkan adayı olmayacağını dile getiren Albayrak, Cengiz sonrası ise adaylığını koyacağını açıkladı. Sevilay Yılman’ın sürpriziyle annesini ziyaret eden Albayrak, 40 yıl sonra ilk kez minibüsüne bindi. Albayrak şampiyonluk yarışından Fatih Terim’e, Gheorghe Hagi’den Ünal Aysal’a kadar birçok konuda samimi açıklamalar yaptı

Habertürk TV’de yayınlanan ve Sevilay Yılman’ın sunduğu ‘Sevilay Soruyor’ programının bu haftaki konuğu Abdurrahim Albayrak oldu. Spor camiasının sevilen ismi tüm hayatını ilk kez Sevilay Soruyor da gözler önüne serdi. Abdurrahim Albayrak, Sevilay Yılman’ın sürpriziyle Anneler Günü’nde annesini ziyaret etti, 40 yıl sonra ilk kez minibüsün direksiyonuna geçti. Yaşadığı tüm acıları, yoksullukları ve yükseliş öyküsünü ilk kez böylesine açık bir dille anlatan Albayrak, Galatasaray’la ilgili de birçok konuda samimi açıklamalar yaptı. Albayrak’ın açıklamaları şu şekilde:

”ÇOCUKLARIMA VASİYETİMDİR: BEN ÖLDÜĞÜMDE ODAMI MÜZE YAPACAKLAR”

”Burası (Şirketindeki ofisi) Galatasaray Müzesi gibi… Çocuklarıma da vasiyetimdir. Burayı müze yapacaklar. Dört sefer Galatasaray’da yönetici oldum, dördünde de şampiyon olduk. Çarşamba günü buraya yemeğe gelen dostlarımızın da fotoğrafları var.”

ALMANYA SERÜVENİ

”Çok uzun ince bir yoldan buralara kadar geldim. 1954’de Rize’nin Merkez Kömürcüler köyünde doğdum. 60’lı yıllarda rahmetli babam Almanya’ya işçi olarak gitti. 18’inde Almanya’ya işçi olarak gittim. Frankfurt’ta inşaatlarda çalışmaya başladım. Ben çok hırslıydım. Ay başlarında zarflarda paraları getirip bize verirlerdi. Almanlar beni sevdi. Her akşam 3 saat fazla mesaiye kalıp, inşaatı temizliyordum. Postane binası yapıyorduk. Frankfurt’taki tren istasyonu yanına yapıldı. Cumartesi ve pazar günleri duvarlar kağıt oluyordu, onları suluyordum. Ay başında zarflardaki para bana gelen para daha çok oluyordu ve buna çok seviniyordum.”

SU ANISI DUYGULANDIRDI

“25 KURUŞLUK SUYU İÇEMEMİŞ OLMAM İÇİMDE YARA”

“Edirnekapı’da iki tane çay bahçesi vardı. Bir gün çok bunalmışım susamışım, ‘Yaz ortasında bir su içeyim’ dedim. Cam şişe su. Su 25 kuruştu. Elimdeki 25 kuruşa baktım, sonra suya baktım. Ben bu suyu içersem; 25 kuruş gidecek. O suyu içmedim ve 25 kuruş cebime kaldı. İçimde büyük uktedir. O suyun şeklini hala unutmam.”

DOLMUŞÇULUK YILLARI VE YÜKSELİŞİ…

“YERLERDE BETONA YATIYORDUK”

“Almanya’dan gelince babam arsa aldı. İstanbul’a gitmek istediğimi babama söyledim. Dayımın çocukları dolmuşçuluk yapıyordu. Babamı zor bela ikna ettim ve gittim. Malatya’dan bir araba aldım ve İstanbul’da Edirnekapı-Habibler hattında çalışmaya başladım. Baraka gibi bir yer yaptık. Mazot bidonları ile birlikte biz de yerlerde betona yatıyorduk. O şekilde çalışmaya devam ediyorduk. Aracın tamirini de kendim yapıyordum. Yolun kenarında bir odun görsem durup hemen alıyordum, akşam onu yakalım diye aracın arkasına atıyordum. Haftada bir gün gazete alma masrafım vardı, o da Galatasaray içindi.”

“GALATASARAY OLUNCA AKAN SULAR DURUR!”

“Galatasaray olunca akan sular durur. Hala cimriyimdir. Yine de fuzuli masrafları sevmem. Bankada para olması lazım. Yanımda çalışan 8500 tane insan var. Onların mesuliyeti ve ailelerini de düşünmek mecburiyetindeyim. Sabahın 5’inde kalkıp, benim işimi yapmak için evinden çıkan, çocukları için o parayı kazanıp evine götürmek isteyen dostlarımın parasını vermek zorundayım. Bu benim için olmazsa olmazlardan biridir. Ay başı geldi, bugün para yok, sonra gel falan diyemem. Böyle bir çalışmayı Allah bana nasip etmesin.”

Bir Cevap Yazın